Öksürüğe karşı doğal çözüm!


Çocuklarda öksürük anneler en çok üzen sağlık sorunlarından birisi. Üşütünce boğazlar enfeksiyon kapınca ciğerleri üşütünce ya da balgam sorunu olunca çocuklar şiddetli şekilde öksürüyor. İster istemez anneler evde yapılan doğal öksürük reçetelerine yöneliyor. Evde doğal öksürük ilacı yapmanın bir kaç yolu var.Çocuklarda öksürük şurupları çok işe yaramaz aslında öksürük şuruplarının biraz sakinleştirici ve yatıştırıcı etkisi vardır çocuklar şurubu içince biraz rahatlarlar ben çocuklarıma öksürük şurubu içirmedim tabi bu benim tercihim siz doktorunuzun tavsiyelerini her zaman dinleyin :) bal limon

 

EVDE DOĞAL ÖKSÜRÜK KESİCİ KARIŞIM TARİFİ

Evde doğal öksürük şurubu ya da evde doğal öksürük ilacı yapmanın bir kaç yolu var. Doğal balgam sökücü , doğal boğaz ağrısı giderici konusu altına tek bir doğal ilaç tarifi öğrendim. Aslında orijinali Rus reçetesi biz evde limonlu balla zencefil çayı yaparız ve öksürüğe gerçekten çok iyi gelir, bu aynı malzemelerle yapılmış bir çeşit doğal şurup.

Küçük bir kavanoza iyice yıkadığınız limonu dilimleyin ağzına kadar doldurun üzerine ceviz büyüklüğünde zencefilin yarıdan çoğunu rendeleyin  kalanı da içine atın şimdi kavanoz dolana kadar üzerine bal ekleyin. Ağzını kapatın ve bu karışımı sürekli buzdolabında tutun. Tarif hemen de kullanılabilir fakat tam etkili olabilmesi için en az bir ayı geçmeli.

Kullanılacağı zaman bir çay bardağı sıcak suya bir kaşık balından alıp karıştırın ve sıcak sıcak için hem öksürüğe iyi gelecek hem balgam sökülmesini sağlayacak hem de sıcak sıcak göğsünüzü yumuşatacaktır.

Doğal öksürük ilacı çocuklarda balgam söktürücü. öksürük için doğal çay öksürük söktürücü doğal karışım doğal öksürük karışımı evde doğal öksürük ilacı yapımı öksürük için şurup öksürük için doğal ilaç doğal öksürük  kesici. Öksürüğe doğal çare.

Kaynak:http://www.annekaz.com/oksuruge-karsi-ev-yapimi-karisim.html

Nov 27th, 2014
Tags:

Öksürük

Öksürük solunum yolu hastalıklarında sıkça rastlanan belirtilerden biridir.
Solunum yollarına giren yabancı maddeleri ya da içeride oluşan bronş salgısı,  kan,  balgam gibi patolojik maddeleri dışarıya atmak için bir refleks biçiminde ortaya çıkar.  Şiddetli bir soluk vermeyle birlikte gırtlağın kapanmasını sağlayan ses tellerinin kasılmasıyla oluşur.  Göğüs kaslarının bu sıradaki ani kasılmasına karın kasları da eşlik eder. Soluk borusunun içindeki basıncın yükselmesi gırtlağı açılmaya zorlar ve zorlanan gırtlaktaki ses tellerinin titreşimi tipik öksürük sesinin çıkmasına yol açar.  Öksürük solunum yollarının herhangi bir bölümünün uyarılmasıyla gelişen bir refleks değildir.

Örneğin,  akciğer hava keseciklerinin  duvarı uyarıldığında insan öksürmez.  Öksürük öncelikle gırtlak,  soluk borusu ve bronşların bir bölümünden kaynaklanır.

Zatürree gibi bir akciğer hastalığında balgam bronşlara ulaşmadıkça öksürük görülmez.  Akciğer zarı hastalıklarında, örneğin plöre-zideyse inatçı bir öksürük vardır.  Öksürük,  solunum yollarında gerçek bir hastalık olmadan da histeri ve ruhsal gerginliğe bağlı olarak baş gösterebilir.

Kuru öksürük:
Öksürük sesi yalnızca ses tellerinin titreşimiyle oluşur.  Hasta balgam çıkarmaz.  Bu tip öksürük genellikle şu durumlarda görülür:

a) Balgam oluşturmayan -gırtlak,  soluk borusu ve bronş iltihaplarında;

b) Plörezi gibi akciğer zan hastalıklarında.
Veremin başlangıç döneminde görülen kesik öksürük de bir tür kuru öksürüktür.

Balgamlı öksürük:
Ses tellerinin gerilmesiyle ortaya çıkan sese balgam parçacıklarının solunum yolları boyunca hareketiyle oluşan sesler de eklenir.  Değişik miktarlarda da olsa balgam her zaman vardır,  ama hastanın küçük çocuk,  yaşlı vb. olması gibi durumlarda öksürükle dışarı çıkarılamaz,  yutularak mideye gider.  Öksürüğün kuru ve balgamlı olmak üzere başlıca iki tipi vardır.  Ama öksürük bunlardan farklı olarakta ortaya çıkabilir.

• Nöbet halinde öksürük:
Derin ve gürültülü bir soluk almayla kesilen,  arka arkaya şiddetli öksürüklerden oîuşur.  Tipik olarak boğmacada görülür,  ama bronş mukozasının zedelendiği durumlarda ya da solunum yollarına yabancı cisimler kaçtığında da ortaya çıkabilir.

• Havlar gibi öksürük:
Kuru ve hastanın sesi kısıktır.  Larenjit,  difteri vb. hastalıklara bağlı ses telleri iltihabında,  özellikle de küçük çocuklarda akut gırtlak-soluk borusu-bronş iltihabında görülür.

• İki tonlu öksürük:
Farklı tonlarda iki sesin birleşmesiyle ortaya çıkar.  Seslerin biri gırtlakta ses telleri düzeyinde,  öbürü daha aşağıda, soluk borusu ve bronşlarda oluşur.

• Kuru, kısık öksürük:
Yüksek sesli bir öksürük değildir,  ama çok rahatsızlık verir.  Gırtlakta tümör ya da verem gibi ses tellerinin ağır lezyonlarmda görülür.  Daha önce de açıklandığı gibi öksürüğün kuru ve balgamlı olmak üzere başlıca iki tipi vardır.  Ama öksürük bunlardan başka bazı özel biçimlerde de ortaya çıkabilir.


Öksürük Nasıl Geçer?

Öksürüğün tedavisi bağlı olduğu hastalığa yönelik olmalıdır.  Kuru öksürük,  hava kirliliği veya sigara gibi tahriş nedenleri ortadan kaldırıldığı zaman çoğunlukla kesilir.  Güzel bir havalandırma ve havanın nemlendirilmesiyle birlikte  öksürük büyük oranda azalır.
Enfeksiyon kapılmış ise bu öksürük,  antibiyotiklerle tedavi edilmelidir.  Enfeksi­yonlardan kaynaklanan öksürükler, mikropların akciğerlerde birikmemesi için, kesilmeyip aksine desteklenir.

Öksürüğe iyi gelen bitkiler

• Meyan Kökü:
Çok eskiden beri kullanılan şifalı bir bitkidir. Öksürüğü kesici, bronşları rahatlatıcı ve balgam söktürücü etkilere sahiptir. Boğaz ağrılarını dindirici, ferahlatıcı özelliklerin yanı sıra, karaciğer hücrelerini koruyucudur. İçerdiği iki önemli madde; glirizin ve flavoriddir. İltihap giderici etkileri vardır. Uçuk tedavisinde de kullanılabilir. 50 gr meyan kökü, 1 litre suda haşlanarak günde 2-3 kez 1′er bardak alınmalıdır.

• Zencefil:
Dalları kullanılan sarı renkli bir bitkidir. Öksürüğe iyi gelir. Balgam söktürücü etkisi vardır. Mide üşütmelerinde de faydalıdır. Bal ile karıştırılarak (tozu) kullanılabilir. Ayrıca 100 gr zencefil 100 gr zerdaçal ile karıştırılıp 1 kilo bala katılır, aç karına günde 3 defa 1′er kere alınır.

• Buğday:
Öksürüğe karşı etkilidir. 1 çorba kaşığı dolusu buğday tanesi, 1 litre suda haşlanarak süzülür ve suyu birkaç kez ısıtılarak birer bardak içilir.

• Salep:
Göğsü yumuşatıcıdır. Öksürük ve bronşitte faydalı bir bitkidir. öksürüğe ne iyi gelir

• Sarımsak:
Pişirilerek yenmesi halinde ses kısıklığına iyi gelir, müzmin öksürüğü keser. Soğuk algınlığından ileri gelen göğüs ağrılarını da dindirir. A ve C vitamini içermektedir. Solunum sisteminde antibakteriyel etkiye sahiptir.

• Ayva:
40 gr ayva çiçeği, 1 litre suda çay gibi kaynatılır, yemek aralarında 1′er bardak ılık olarak içilir.

• Isırgan Otu:
Isırgan tohumları, suyu sıkılmış üzüm ile suda kaynatılarak, her gün 1 çorba kaşığı içilmelidir. Böylece boğazı yumuşatıp, balgamı söktürmek mümkün olur. Mide ve göğsün de temizlenmesi sağlanmış olacaktır.

Jan 25th, 2010
Tags:

Öksürüğe ne iyi gelir?

Uzmanlar,  sadece hastalıkların değil ev içi ortamının da insanlarda öksürüğe yol açabildiğini belirtmektedirler.  Bazı basit önlemlerle öksürüğü kontrol altına almak mümkün olabiliyor, bunlar şöyle sıralanıyor:

Bol sıvı alın:
Akciğerler ve solunum yollarındaki salgılar ne kadar yapışkansa atılmaları o kadar güçleşir.  Bol sıvı alındığında bu sıvıların yapışkanlığı azalır ve kolay atılır.

Nemli hava soluyun:
Duş alınması veya odadaki havanın nemlendirilmesi mukus salgılarını yumuşatır.

Boğazınızı yumuşatın:
Öksürük pastilleri ya da ballı çay veya bitki çayları boğazda kuruluk,  gıcık ve öksürüğü önler.

Öksürmemeyi deneyin:

Kuru öksürük solunum yollarının tahrişini arttırır.  Mümkün olduğunca az ve hafif öksürmeyi deneyin. Yudumlanarak sıvı içilmesi, öksürüğü azaltır.

Gerektiğinde öksürük kesici ilaçları kullanın:

Öksürük ilaçları ya balgamın kolay atılması ya da kuru öksürüğün kesilmesine yönelik olup çeşitli tipleri vardır.

Ev içi ortam da öksürüğe yol açabilir;  eğer evden çıktıktan birkaç saat sonra belirtiler hafifliyor ve yeniden eve dönüldüğünde başlıyorsa evin içindeki havada tahriş edici maddeler bulunduğundan kuşkulanmak gerekir. Ev içindeki havanın kalitesini değerlendirmek için şunlar yapılmalı:

Evde yakıtlardan çıkan gazlar:
Doğalgaz, gaz yağı, odun, kömür, tüp gaz gibi evlerde bulunan yakıtların kullanımı sonucunda yeterli havalandırma sağlanmadığında havayı kirleten gazlar oluşur.

Sigara dumanı:
Sigara, pipo ve puronun dumanı akciğerlere zarar verebilir. Öksürüğe ne iyi gelir

Evdeki kimyasal maddeler:

Klorlu çamaşır suları, amonyak gibi uçucu maddeler içeren temizlik solüsyonlarından, çözücü solüsyonlardan ve boya kutularından zehirli gazlar çıkabilir.

Toz ve nem:

Toz böcekleri (ev tozunda bulunan mikroskobik canlılar) teknik anlamda kirletici değildir ama bunlar nem ile birlikte şiddetli alerjik reaksiyonlara neden olabilirler.

Dekorasyon:
Yeni döşenen halılar ve yeni boyanan duvarlardan tahriş edici gazlar çıkabilir.

Öksürük İçin Doğal İlaç:

Soğukalgınlığı hastalıklarına karşı ballı soğan iyi gelmektedir.
Bir büyük soğanı iri iri dilimleyip orta boy bir bal kavanozuna ilave edin.  İyice karıştırıp 1 gün bekletin.
Sabah ve  akşam olmak üzere 1 çorba kaşığı yiyin.

Jan 25th, 2010
Tags:

Nezle

Nezle hastalığı nasıl bir hastalıktır?

Nezle tıp diliyle rinit adını alına burun salgısının artmasına bağlı olan bulguların tamamıdır. Hastalık olarak nitelendirilebilmesi için üç grup ta inceleniyor. Birincisi alerjik nezle, ikincisi alerji gibi başka faktörlere bağlı nezle üçüncüsü ise enfeksiyonlara bağlı olan nezledir. Halk diliyle ifade edilen nezlede üçüncü sırada saydığımız enfeksiyona bağlı nezledir. Enfeksiyona bağlı olan nezlenin bir çok virüse bağlı olarak çıkmaktadır.Senenin her mevsiminde bağışıklık sisteminin bir sebebe bağlı olarak düştüğü durumlarda kişi etkilenmektedir. Çoğunlukla kışın ve mevsim geçişlerinde görülmektedir.

Nezle hastalığının klinik belirtileri nelerdir?

Nezle burun akıntısı enfeksiyon hastalığı olarak başlıyor ve burun akıntısı ilk olarak beyaz renkte önden arkaya doğru geriye doğru akıntı artabiliyor. Daha sonraki dönemlerde mutlaka boğaz ağrısı eşlik edebiliyor veya bunun tam tersi olabilir boğaz ağrısı gibi başlayıp sonradan burun akıntısı ön plana çıkabilir. Normalde ateş nezlede gözükmez yani kişide nezle gibi başlamış bir enfeksiyonda üst solunum enfeksiyonunda eğer ateş varsa o zaman gribal enfeksiyonu yada başka bir rahatsızlığı düşünmek gerekir. Normal şartlarda basit geçilen bir nezlede ateş gözükmez. İlerleyen günlerde bu şikayetler artmadan kendi kendine geçmektedir. Eğer bu hastalık süresi uzuyorsa mutlaka bir doktora gözükülmelidir.

Nezle ve grip aynı hastalık mı değilse farkları nelerdir?

Nezle basit bir şekilde üst solunum yolu enfeksiyonudur. Gripte üst solunum yolu enfeksiyonu gibi başlıyor fakat vücudun diğer bölgelerinide etkileyebiliyor. Nezle ile gribin şikayetleri benzemektedir. Fakat grip daha da şiddetlidir. Özellikle yaşlı kişilerde, altında yatan başka hastalığı olan kişilerde girip hayatı tehdit edici bir hastalıktır. Dolayısıyla toplum sağlığı açısından mecburi hastalıklar grubuna girmektedir. Salgınlar halinde olmaktadır ve üç beş senede bir büyük kitleleri etkilemektedir. Hafif bir ateşten çok öte titremelerin eşlik ettiği bir ateş görülür. Şiddetli vücut ağrısı kollarda bacaklarda ve başta şiddetli bir ağrı vardır. Yani ciddi anlamda kişiyi yatağa düşürüyor. Kişinin hayatta atlattığı bir şey genelde grip olması söz konusu değildir. Ancak söz konusu şikayetler söz konusu ise o zaman girip diye nitelendirebiliriz.

Nezle olunca doktora ne zaman gidilmelidir?

Her nezle olan kişinin doktora başvurması mümkün değil. Üç tane unsur var. Birincisi ateştir. Eğer kişide ateş varsa mutlaka doktora başvurulması gerekir. Çünkü özellikle grip enfeksiyonu ayrımı açısından uzmana ihtiyaç vardır. İkinci husus;Burun akıntısının şikayeti ve şiddeti ile ilgilidir. Burun akıntısının açık renk olması nezle ile uyumludur. Eğer akıntının kıvamının artması koyu kıvamlı yada sarı ve yeşil akıntı haline dönüşmesi bunun ardından başka bir enfeksiyonun işareti olabilir. Dolayısıyla buradada mutlaka bir uzmana gidilmelidir. Yedi günden kısa sürecek bir hastalıktır. Hastanın evdeki dinlenmesi ve evde alacağı önlemlerle yedi günde bağışıklık sistemini çözmesi gereken bir hastalıktır. Bahsedilen şikayetler yedi günden uzun sürerse 10-15 günü geçerse mutlaka bir doktora gidilmelidir.

Soğuk Algınlığı

Soğuk algınlığını tedavi etmek için neler yapılır?

Soğuk algınlığı tedavisinin başında bol bol dinlenme gelmektedir. Kişi vücudunu iyi bir şekilde dinlendirirse bünyesini güçlendirirse gribi atlatması daha kolay olacaktır.Bunun dışında soğuk algınlığında kullanılacak spreyler vardır. Eczaneden burun açıcı spreyler çok kolay temin edilebilmektedir. Bu yöntemlerden sonra hastada bir değişiklik söz konusu değilse hasta bir hekime gösterilmelidir. Gribe yakalanan hastaların iyileşme süresi yaklaşık on günü bulmaktadır. Fakat bazen hastalık akut sinüzit ile birlikte görülebiliyor o zaman bu hastalık süresi daha da uzayabilmektedir.

Antibiyotikler soğuk algınlığını tedavi etmede kullanılır mı?

Soğuk algınlında antibiyotik kullanımı söz konusu değildir. Eğer bakteriyel enfeksiyon söz konusu ise o zaman bir hekime başvurularak antibiyotik kullanımı sağlanmalıdır. Kişi tek başına aklına estiği gibi antibiyotik kullanmamalıdır. Çünkü antibiyotiğin bir çok yan etkileri bulunmaktadır. Kişi gereksiz yere antibiyotik kullanıyorsa vücut buna ters tepki verecektir ve vücudun direnci zayıflayacaktır. Onun İçin antibiyotik kullanımında mutlaka bir uzmanın başvurusu alınmalıdır.

Soğuk algınlığının semptomları nelerdir?

Mikrobik ajandan temas edildikten sonra 72 24 saat yani iki üç gün içerisinde şikayetler ortaya çıkmaya başlar. İlk ortaya çıkan en önemli şikayet boğazda ve burun bölgesinde kaşıntı yanma, onun akabinde bir süre sonra bu ağrıya dönüşür. Nezle olan bölümünde olduğu gibi akıntı, hapşırmalar olabilir. Tanım olarak soluk algınlığında ateş yoktur. Yani yetişkin, sağlıklı bir bireyden bahsediliyorsa normalde ateş eşlik etmez. Ateşin eşlik etmesi şikayetin ya başka nedenden oluştuğunun göstergesi ya da grip denilen tamamen farklı bir virüs enfeksiyonun bulgusudur. Bu grup enfeksiyonlarda halsizlik olabilmektedir. Ancak grip enfeksiyonundan farklı olarak çok şiddetli kas ağrıları, eklem ağrıları, hastayı yatağa düşürecek kadar şiddetli olmamaktadır. Bu tanım itibari ile çok önemlidir. Çünkü iki hastalığın tedavisi birbirinden farklıdır.

Soğuk algınlığı ve grip aynı mıdır değilse farkları nelerdir?

Soğuk algınlığı genel itibari ile üst solunum yolları enfeksiyonunun viral hastalıklarına verilen genel addır. Nezle ise burun akması, hapşırma gibi burun şikayetlerinin daha fazla olması durumunda kullanılan bir hastalık adıdır. İkisi birbirinin çoğu kez içine geçer. Bazen aynı hastalık aynı sebep olabiliyorlardır. Grip nezleden daha çok bulaşıcıdır. Çok daha tehlikeleri olan bir hastalıktır. Kısa sürede çok büyük kitleleri etkileyip bazen sınırları açıp başka ülkelere pandemik denilen yayılımlara yol açabiliyorlardır. Yetişkinlerde normal şartlarda üst solunum yolu viral enfeksiyonlarının soğuk algınlığında ateş görülmez. Yetişkinlerde yatağa düşürecek kadar ateş, eklemlerde kaslarda ağrıları oluyorsa bunda ön planda grip düşünülmelidir.

Soğuk algınlığı tam olarak ne anlama gelir?

Soğuk algınlığı üst solunum yolu denilen akciğer ile burun ağız arasında kalan anatomik bölgenin viral bir enfeksiyonudur. Genellikle kışları daha fazla olur. Bulaşıcı bir hastalıktır. Viral enfeksiyonla kastedilen virüslerden oluşan mikrobik bir enfeksiyondur. Üst solunum yolları enfeksiyonu diğer bütün solunum yolları enfeksiyonlarında olduğu gibi havada asılı kalan damlacıklar yolu ile bulaşır. Bu enfeksiyon esnasında çıkan atmosfere saçılan, küçük tanecikler yolu ile tanecikler üzerinde bulunan virüslerin insandan insana geçmesi yolu ile bulaşır. Diğer üst solunum yolu enfeksiyonlarından farklı olarak bir çok virüsün sebep olduğu bir hastalıktır. Bu özellikle gripten ayrılmasında önemli bir husustur. Çünkü, birden fazla virüs, birden fazla mikrobik etken aynı hastalığa sebep olmasına rağmen tedaviyi düzenlemek açısından zorlaştırıcı bir unsurdur.

Soğuk algınlığının tehlike teşkil ettiği durumlar

Soğuk algınlığı normal yetişkin bir bireyde ciddi bir risk taşımaz. Ölümcül sonuçları yoktur. Ancak altta yatan sebepleri olarak, şeker hastalığı, yüksek tansiyon, önemli kalp damar hastalıkları, ciddi akciğer hastalığı olan kişilerde ilerleyip ve üstüne bakteriyel enfeksiyonlarda varsa çok ciddi sonuçları olabilecek bazı sonuçlara yol açabilir. Çocuklarda bu oran çok azdır. Çocuklarda sonuçlar itibari ile sebep olan daha riskli bakteriyel enfeksiyonlar ölümcül değildir. Ancak geniz eti iltihabı gibi, bademcik iltihabı gibi ya da sinüzit ya da orta kulak iltihabı gibi bir takım hastalıklara yol açabiliyordur. Soğuk algınlığı gribe çevirmez. Tanım itibari ile soğuk algınlığı grip enfeksiyonundan farklı tutulur. Çünkü, hem sebepleri hem de yol açtığı hastalıklar, sonuçları, tedavisi iki farklı bir hastalık gibi düşünülmesi lazımdır. Aynı şikayetler vardır ama grip tamamen farklı bir hastalıktır.

Soğuk algınlığının en fazla görüldüğü kimseler

Kimlerin hastalığa daha çabuk yakalandığının açıklanması için iki farklı açıdan yaklaşılması uygun olur. Bir tanesi sosyal sebeplerdir. Kapalı mekanlarda yan yana yaşayan ve hastalığı birbirlerine bulaştıran kişilerin olduğu koğuş, kreş, askeri, okul gibi ortamlar bulaşıcılık açısından çok uygun bir ortam sağladığı için oluyordur. İkincisi ise kişinin birey olarak kendisine ait olan faktörlerdir. Bu faktörler içerisinde bağışıklık sisteminin düşük olması önemli bir etkendir. Bağışıklık sistemi düşük olan kişilerde hastalığın ortaya çıkması hem risk itibari ile fazla hem de sonuçları itibari ile tehlikelidir. Çünkü normal şartlarda basit bir şekilde iyileşebilecek bir hastalık çok daha uzun süreye yayılabiliyordur. Çocuklarda daha sık görülmesi de sosyal ve biyolojik sebeplerdendir. Kış döneminde aynı ortamlarda bulunan kreşlerde, yatakhanelerde, ilkokul, ortaokul eğitimlerindeki çocuklarda yayılması daha fazla olur. Daha büyük miktarda kişilere aynı anda etkileyebiliyordur. Bunun yanında soğuk da önemli bir etkendir. Bu sebebe bağlı olarak kış aylarında daha sık gözükür. Ama soğuğun tek başına herhangi bir bireyin soğuk algınlığına, viral üst solunum yolu enfeksiyonuna daha fazla oranda yakalandığını gösteren herhangi bir çalışma yoktur.

Nezle ve Grip hastalığı farkları farkları nelerdir? Nezle nasıl bir hastalıktır?

Grip Tedavisi

Grip hastalığı tanımı oluşum nedenleri:

Grip virüsü bulaştıktan sonra klinik belirtilerin görülmesi genelde 2. günde başlar. Aniden başlayan 38-39 derece ateşle beraber ileri halsizlik, bitkinlik, baş ve vücutta genel ağrı görülmesi, kuru öksürük belirtileri gösterir. Gribin bulaştırma oranı yetişkinlere ve çocuklara göre değişir. yetişkinlerde bulaşıcılık süresi 5 ila 7 gün arasında değişirken çocuklarda bu oran bir haftadan uzun olabilir. Grip tüm mevsimlerde görülebileceği gibi genellikle sonbahar ve kış aylarında görülür.

Grip ve soğuk algınlığı iki farklı hastalıktır farkları nelerdir:

Soğuk algınlığına göre gripte genelde ateş görülür. Soğuk algınlığında ise ateş nadirdir. Baş ağrısı ve vücutta ağrı gripte genelde olurken soğuk algınlığında nadir görülür. Soğuk algınlığında genelde görülen burun tıkanıklığı, hapşırma ve boğaz ağrısı gripte nadirdir. Gripte kuru öksürük görülür. Gribin aşısı vardır ve antiviral tedavi ve şikayetleri gidermeye yönelik tedavi uygulanabilir. Fakat soğuk algınlığının belirtilerini kaldırmaya yönelik tedavisi vardır sadece.

Grip olunca ne yapmalı ve grip tedavisi:

Grip hastalığı ani başlayan semptomlarla kendini gösterir. Hasta kendini iyi hissederken aniden rahatsızlanır. 38-39 derece ateş, baş ağrısı, vücutta genel yaygın ağrı, yorgunluk hissi, öksürük olabilir (genelde kuru), üşüme ve titreme, terleme, burun tıkanıklığı, iştah kaybı görülür.

Grip olan hasta mümkün olduğunca ihtirahat etmel idir. Sıvı alımı önemlidir. Su ve meyve suyu tüketimi önerilir. Suyla eritilen grip ilaçları sıvı tüketimini arttırır. Beslenme önemlidir. Yeteri kadar besin alınmalı, iştah yoksa karbonhidrattan zengin besinler alınmalıdır. Hastanın bulunduğu ortam iyi havalanmalıdır. Kuru olmamasına dikkat edilmeli nemli tutulmalıdır.

Bunların yanında ilaç takviyesi ile beraber semptomlar azaltılabilir. Gribe ek olarak bir bakteri enfeksiyonu yoksa antibiyotik kullanımından kaçınılmalıdır. Grip sırasında aspirin tavsiye edilmez.
Ateş, baş ağrısı, burun akıntısı, öksürük, halsizlik gibi belirtileri gidermeye yarar.

Günümüzde hekimler tarafından çok tercih edilen analjezik olan parasetamol aynı zamanda ateş düşürücü ve vücuda direnç verici etkisi ile ideal bir ilaçtır.

Burun akıntısı önleyen klorfeniramin ve burun tıkanıklığını gideren sinüsleri açan psödoefedrin de tedavide kullanılan maddelerdir.

Öksürük hakkında

Öksürük Hakkında Bilmeniz Gerekenler

Öksürüğü bir manada yabancı uyaranlara karşı vücudun geliştirdiği savunma mekanizması olarak değerlendirmek mümkün. Peki, hangi öksürük ne manaya geliyor. Bazı hastalıkların habercisi olarak karşımıza çıkabilen öksürük, uzaması durumunda kişinin performansını düşürür. Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Çiğdem Serttürk, öksürüğün hafife alınmaması gerektiğini belirterek öksürük çesitlerini açıkladı.

Nereden geliyor?

Bronşit, larenjit, çocuklarda çok sık görülen bronşiolit, soğuk algınlığı, aşırı sigara, polenler ve ev tozları (mite) en sık öksürük yapan hastalık ve etkenlerdir. Öksürük şekli, sıklığı, gelişimi sıkı takip edilmelidir. Eğer kişi hafif halsizlik ve kuru öksürükten şikayet ediyorsa, bu bize basit üst solunum yolu enfeksiyonunu hatırlatır. Öksürük balgamlı ve sık oluyorsa, buna ateş ekleniyorsa, zatürrenin habercisi olabilir. Öksürdükten sonra dışarıya çıkartılan sekresyonun rengi hastalık değerlendirmede doktor kadar hasta ve yakını için de önemlidir. Balgam rengi beyazdan sarı ve yeşile dönüyor ise olay ağırlaşıyor manasına gelir. Yine öksürük ani gelişiyor ise çocuklarda enfeksiyon ve boğaza yabancı cisim kaçması düşünülebilir (fındığın soluk borusuna kaçması gibi). Erişkinlerde ise kötü kimyasal gazların solunmasına bağlı öksürük düşünülebilir.

Süresi önemli

Kronik, yani uzamış öksürükler çocuklarda astım, kistik fibrozis adı verilen genetik özellik içeren hastalıkları düşündürürken, erişkinde eğer buna balgam ilavesi var ise astım, müzmin bronşit, tümör, kalp yetmezliği, verem ve akciğer embolisini hatırlatabilir. Balgamsız ve uzun süreli bir öksürük var ise sinüzit kökenli bronşitler, astım, reflü ve bazı tansiyon ilaçlarının yan etkisi düşünülebilir. Uzamış öksürükler psikojenik kökenli de olabilir. Bu öksürükler huzursuzluğa bağlı olarak ortaya çıkabileceği gibi, heyecanlanınca ve sinirlenince de ortaya çıkabilir. Çocuklarda meydana gelen öksürükler dikkat çekme sebepli de olabilir. Çocuklarda boğmaca hastalığında görülen öksürükler, ani tekrarlayıcı ve çok kuvvetlidir. Tek bir nefeste otuza varan nefes almaya izin vermeyen tekrarlamalar olur. Buna bağlı olarak çocuk nefessiz kalır ve morarır. Bu krizler günde 15-20 defaya oluşabilir. Bu öksürükler kusmayla sonlanabilir. Kusma ile sonlanabilen diğer öksürük türü ise geniz akıntısına bağlı gelişen öksürüktür. Erişkinlerde havlama tarzı öksürükler ise soluk borusu iltihaplarında ve tümörlerinde görülür. Bunun tıptaki adı ise Trakeit’tir.

Yemekte gelmişse

Öksürüğün gece uykudan uyandırıp uyandırmadığı, hem çocuklarda hem de erişkinlerde astım hastalığının takip ve tedavisinde çok önemli bir kriterdir. Yemek yerken gelişen öksürükler; yutma refleksinin iyi çalışmadığı yaşlı ve beyin fonksiyonları bozulmuş kişilerde ya da yeni doğan bebekte doğumsal olarak görülen yemek borusuyla soluk boruları arasında geçiş olan anomalilerde olur. Bebeklerdeki durum düzeltilebilir. Yemek sonrası gelişen öksürükler reflüyü, mide fıtığını, yemek borusunda cepleşmeyi akla getirir. Sigara öksürüğü kuru iken rahatsız edicidir. Yıllar içinde sigaranın bronşlarda yaptığı hasara bağlı olarak bol sekresyonlu, dolu tabir ettiğimiz şekle dönüşür. Bu öksürükler tekrarlar ve sekresyon dışarı atılınca kişinin nefesinde rahatlama meydana gelir.

Sorgulama iyi yapılmalı

Öksürükle başvuran hastada sorgulama iyi yapılırsa birçok hastalık devre dışı kalır. Yine de uzamış öksürükler mutlaka akciğer grafisiyle kontrol edilmelidir. Akciğer grafisi, verem gibi muayene bulgusu vermeyen hastalıkları en kolay ortaya çıkartan tetkik metodudur. Çocuklarda doğumsal anomalileri ve zatürreleri ortaya çıkartır. Erişkinde sigara kullananlarda şikayet olsun olmasın tarama maksatlı yılda bir defa yapılmalıdır.

Ağırlaşmadan tedavi olun

Öksürüklerin büyük kısmı basit şikayete yönelik ilaçlarla tedavi edilir. Daha az bir kısmı ise derinleşir, antibiyotik tedavisine ihtiyaç gösterir. Astıma bağlı öksürükler antibiyotik tedavisine cevap vermez. Bu hastalarda inhalerler (fısfıs) ve alerji ilaçları kullanılır. Alerjili insanların dörtte birinde reflü vardır. Mutlaka endoskopi yapılıp antiasit tedavisi uygulanmalıdır. Reflü tespit edilip tedaviye rağmen gece öksürükleri olan kişiler akşam yemeklerini az ve erken yemelidir. Bu kişiler mutlaka yüksek yastıkla yatmalıdır. Kalp yetmezliği sebebiyle tedavi gören hastalar ise gece öksürükleri varsa bunu mutlaka doktorlarına anlatmalıdır. Bu öksürükler tedavi yetersizliğinin ya da hastalığın ağırlaştığının ifadesi olabilir.

KAYNAK: Türkiye Gazetesi

Öksürük Nasıl Geçer?

Öksürük Nasıl Geçer?
Öksürükler türlü türlü müdür?  Öksürük tedavisi ne zaman gereklidir?
Öksürük,  solunum yollarını temizleyen kompleks mekanizmanın bir parçasıdır.  Bu refleks hareketi,  bü­tün solunum yollarını yabancı cisimlerden,  hava kirliliğinden ve birikmiş mukuslardan korumaktadır.
Hava yollarında tahriş edici en küçük bir şey, beyindeki öksürük merkezine çok hızlı bir şekilde işaret gönderir. Bu işaret hemen göğüs kaslarına aktarılır ve meydana gelen bir öksürükle hava yolları tahriş edici cisimlerden temizlenir.
Bir mikrop, bronşlara ve akciğerlere dolduğunda iltihap meydana gelir ve bir tahriş oluşturup öksürüğü yaratır.

İki temel öksürük türü vardır.  Birincisi kuru öksürük olup, sigara, duman, tozdan tahriş sonucu ortaya çıkar.
İkincisi, enfeksiyondan meydana gelen balgam, mukus ve cerahati dışarıya atan öksürüktür.
Öksürüğün tedavisi, kuşkusuz, altındaki hastalığa yönelik olmalıdır. Kuru öksürük, sigara, hava kirliliği gibi tahrişler ortadan kaldırılırsa genellikle kesilir. Uygun bir havalandırma ve havanın nemlendirilmesi ile, öksürük azalır.
Enfeksiyon, antibiyotiklerle tedavi edilir. Enfeksi­yonlardan doğan öksürükler, pisliklerin akciğerlerde birikmemesi için, kesilmeyip, tersine, desteklenir.

Solunum yollarının iç yüzünü yapan zarlar iltahaplandığında, mukus salgısı artmakta ve bu zann kolaylıkla tahriş edilebildiği görülmektedir. Öksürükle mukusun fazlası dışan atılmaktadır. Öksürmek zorunda kalan kişi, önce derin bir soluk alır, sonra ses telleri aralarındaki aralığı kapatıp ve göğüs boşluğu ba­sıncını arttınrcasına kaslarını kasar. Bu olaydan sonra ses telleri aralığı aniden açılınca, solunum yollarındaki hava patlarcasına dışarı atılır. Bu havayla birlikte aşırı miktardaki salgılar ve bazı tahriş edici maddeler dışarı çıkar.

Prof. Dr.  Ahmet Maranki geçmeyen öksürüklere çok iyi gelen bal-turp kürünü önermektedir, bizde size bu yöntemin nasıl uygulanacağını anlatacağız.

Bal-turp kürünü 2 şekilde uygulayabilirsiniz

1.Yöntem;
Bir adet turpu rendeleyin (kırmızı veya siyah turp olabilir). Hakiki bal (burası önemli balın hakiki olması gerekiyor.) ile karıştırdıktan sonra bir tülbentin içerisine koyun. Sonra tülbenti yüksek bir yere asarak altına bir tas koyun.10-12 saat kadar balın süzülmesi için bekletin. Süzdüğünüz bal -turp suyu karışımını büyük-küçük, yaş sınırı olmadan herkes kullanabilir. eğer öksürük hala geçmediyse 2. uygulamayı yapın.
2. Yöntem:
Bir turpun alt kısmını keserek içini biraz oyduktan sonra uzun sap kısmını da kesin. Turpun oyulan kısmı yukarı gelecek şekilde bir su bardağının üstüne yerleştirin. Turpun oyduğunuz kısmına bal doldurun ve10-12 saat kadar balın süzülmesi için bekletin. Elde edilen turptan süzülmüş balı anne sütü emen bebekler de, yetişkinler de dahil olmak üzere herkes içebilir.


Jan 22nd, 2010
Tags:

Akut nazofarenjit (soğuk algınlığı)

Akut nazofarenjit (soğuk algınlığı)

Çocuklarda en sık oluşan enfeksiyon hastalığıdır. En sık nedeni virüslerdir. Bakteriler de neden olabilir. Hastalık en çok kış aylarında görülür ve en çok 3 aylık ile 3 yaşındaki çocuklar arasında görülmekte.

Ateş, halsizlik, huzursuzluk, hapşırık gibi belirtiler ile başlayan hastalıkta önce sulu sora mukuslu burun akıntısı görülmeye başlar. Ateş 3 günden uzun sürer veya düşmüşken tekrar yükselirse ikinci bir ciddi enfeksiyon düşünülmeli. Bu hastalık bazı başka hastalıklara neden olabilir. Bunların başında orta kulak iltihabı gelir. Sinüzit, bronşit, akciğer enfeksyoınu da neden olabileceği diğer önemli hastalıklardır

tevdide antibiyotik başlamaya gerek yoktur. İkinci bir enfeksiyon olmadıkça antibiyotik kullanmak lazım değildir. Burun tıkanıklığı için burun damlası kullanılabilir.