Su çiçeği ve tedavisi


Suçiçeği (varisella enfeksiyonu)

Su çiçeğine yakalanmış bir kişide hayat boyu bağışıklık kazanırken virüs vücudun belirli bölgelerinde uykuda kalabilir ve erişkinlikte herpes zooster denen hastalığa neden olabilir. Virüs damlacık yoluyla bulaşır ve çocukların yaklaşık %95 inde hastalık görülür. Varisellanın ise vücuda girdikten sonra inkubasyon dediğimiz dinlenme dönemi 14 yada 16 gündür. Ana belirtiler ortaya çıkmadan önce gene ateş ve solunum sıkıntısı görülür. Erişkinlikte ortaya çıkan herpes zoster hastalığında ise döküntü başlamadan önce günlerce ağrı görülür.

Varisella döküntüsü kırmızı lekeler şeklinde başlar. Esas olarak yüzde başlayıp gövdeye yayılır. Daha az olarak saçlı deri, burun, ağız ve barsaklarda görülebilir.Çiçek hastalığının aksine su çiçeğinde yeni başlamış döküntüler ve eski döküntüler beraber görülebilir. Çiçekte tüm döküntüler aynı anda başlar ve biter.

Genellikle lekeler çok kaşıntılıdır. Lezyonlar kabuk tuttuktan sonra bulaşıcılık kaybolur.

Su çiçeği (varisella enfeksiyonu) tedavisi

Suçiçeği iyi seyirli bir hastalıktır ve viral enfeksiyonludur. Antibiyotik gerektirmez. Tedavide ateş için parasetamol kullanılmaktadır. Ateş için kullanılabilen diğer ilaçlar tercih edilmez. Antienflamatuar ilaçlar genelde bakteriyel enfeksiyon riskini arttırmaktadır. Suçiçeğinin hastalığının seyri sırasında aspirin kullanılmaz. Parasetamol dışında kaşıntıya yönelik antihistaminik ilaçlar kullanılmaktadır. Ağızdan alınabilir, yüzeysel olarak sürülebilir. Suçiçeği geçirmekte olan bir çocuğun çok sıcak ortamda bulundurulmamasında fayda vardır. Çünkü terlediği zaman kaşıntısı artar. Çocuğa hafif banyolar yaptırılabilinir, enfeksiyon ve kaşıntı riskini engeller. Tedavide spesifik olan bir ilaç yoktur. Sportif tedavi denilen ateş düşürücü, kaşıntıya yönelik tedavi, beslenmenin iyi düzenlenmesi yeterlidir. Ancak bazı spesifik durumlarda özel durumu olan çocuklarda virüse yönelik ilaç kullanılabilir ama normal bir çocukta kullanımına ihtiyaç yoktur. Çocukta özel bir durum, kortikosteroit durumu varsa, sürekli aspirin kullanımı varsa, kişi kemoterapi görüyorsa ya da belli bir yaştan sonraki çocuklarda daha ağır seyretme ihtimali olduğu için virüse yönelik ilaç kullanılabilir. Suçiçeği hastalığının seyri genelde yedi gündür. Tedavi süresi de bir ile üç gün süren ateş vardır, ateş düşürücü kullanılır, 7 ile 10 güne kadar süren kaşıntı olabilmekte, antihistaminik ilaç kullanılabilir. Suçiçeğinin bulaşıcılığı döküntü ortaya çıkmadan bir hafta önce, döküntü çıktıktan sonra da bir hafta sürmektedir. Lezyonların tamamı kuruyana kadar suçiçeği olan bir çocuk bulaşıcıdır. Temasla ve solunum yolu ile bulaşmaktadır. Bu dönem içinde çocuğun istirahat etmesi, yuvaya ya da okula gidiyorsa yuvadan veya okuldan uzaklaştırılması, diğer arkadaşlarına bulaştırmaması açısından önemlidir. İstirahata ettiği dönemde semptomuna yönelik tedavi yapılır. Şikayetlerin olduğu sürece de şikayetlerine göre tedavi yapılır. Tedavi süresi genelde döküntü ortaya çıktıktan sonra bir haftadır.

Su çiçeği döküntülü hastalığının belirtileri nelerdir?

Suçiçeği hastalığı çocukluk çağı hastalığıdır. Hastalığın bulaşıcılığı çok yüksektir. Çocuklarda belirtileri döküntü ile seyreden ateşle seyreden bir hastalıktır. Kuluçka dönemi olarak enfeksiyon ajanı bulaştıktan 14–21 gün sonra döküntü ortaya çıkmaktadır. İlk bir iki gün ateş, halsizlik, burun akıntısı gibi bulgular olmakta, bir iki gün bu hafif bulguların arkasından döküntü başlamaktadır. Döküntülerin veziküler döküntü denilen içi sıvı ile doludur. Yayılım olarak genelde çocukların yüzünde, saçlı derinin içinde, boyunda, karında, sırtta olur. Genelde vücut ve yüzde olmaktadır. Kolda döküntü daha az olmaktadır. Su çiçeğinde döküntünün özelliği her yaşta olabilmesidir. Hafif bir kızarıklık ya da daha kabartılı bir kızarıklık vardır, içi sıvı dolu lezyonlar vardır, kurumakta kabuklanmakta olan lezyonlar vardır. Her yaşta lezyon vardır. Hastalığın döküntünün aktif olarak arttığı döneminde ateş bir ile dört gün arasında sürebilmektedir. Ateş ve döküntü dışında özellikle çok genel spesifik olan genelde su çiçeğinin döküntüsü kaşıntılıdır. Çocuk döküntü olan yeri kaşımaya çalışmaktadır. Bunun dışında çocukta iştahsızlık olabilmekte, halsizlik olmakta, ağız içi lezyonlardan dolayı ağız içi ağrılar olabilmektedir. Döküntü, ateş, halsizlik spesifik bulgulardır. Çocuklarda döküntünün süresi genelde bir haftadır. Döküntü ortaya çıktıktan sonra yavaş yavaş yeni döküntüler oluştukça suçiçeğinde diğerleri kurumaktadır.


Su çiçeği lekeleri geçtikten sonra geriye iz veya leke kalır mı

Su çiçeğinin kendisinin yaptığı lezyonlardan sonra genelde iz kalmaz. Ancak suçiçeği sırasında bakteriyel bir enfeksiyon ilave olduysa suçiçeği lezyonu daha da büyüdüyse, içindeki iltihap oranı daha da arttıysa, stafilokok enfeksiyonu gibi bakteri ilave olduğu zaman hem hastalığın seyri ağır seyretmekte, hem de iyileşirken skar dokusu bırakabilmektedir. Bu nedenle suçiçeği olan bir çocuğun kendini çok kaşıdığı zaman tırnaklarıyla enfeksiyon bulaştırabilmektedir. Veya vücut direncini düşüren ikinci bir enfeksiyon olduysa bakteriyel enfeksiyon riskini artırmaktadır. Yağılan çalışmada nonsteroit antienflamatuar ilaçlar suçiçeği hastalığında kullanıldığı zaman bakteriyel enfeksiyon ilave olma riskini arttırmaktadır. Bunlar iz bırakır. Su çiçeği hastalığında bazı komplikasyonlar da artmaktadır. Vücut direnci düştüğü için bakteriyel enfeksiyon olarak orta kulak iltihabı riski artmaktadır, zatürree riski artmaktadır. Suçiçeği çok nadir de olsa çocuklarda şuur değişikliği yürüme problemlerine de neden olmaktadır. Ama genelde selin bir hastalıktır. Kendi ile sınırlı bir hastalıktır. Bir haftada kendi kendine iyileşir. Kalıcı bir sekel bırakmaz.

Su çiçeği aşısının hastalıktan korunmadaki rolü

Suçiçeği açısı son on yıldır uygulanmaktadır. Suçiçeği aşısı 1995 den bu yana uygulanmaktadır. Aşının koruyuculuğu yüzde doksana yakındır. Genelde yapılma zamanı bir yaş ile on beş ay arasıdır. Ama daha büyük çocuklara da yapılabilir. İki ay önce aşı tek doz olarak yapılıyordu. İlk çıktığında antikorlarla korunma süresi on bir yıla kadar ya da yirmi yıla kadar bu konuda birçok çalışmalar yapılmıştır. Ama ikinci bir doz için hep ucu açık bırakılmıştır. Yani günün birinde ikinci bir doz gerektirebilir şeklinde. Son iki aydır ikinci bir doz dünya sağlık örgütü, Amerika pediatri akademisi tarafından rutine girmiştir. On beş aylık ya da bir yaşında aşı yapılan çocuğun aşısı genelde dört altı yaş arası ikinci bir dozla tekrarlanır. İlk dozdan sonra koruyuculuk yüzde doksan ikinci dozda koruyuculuk daha da artmaktadır. Ama korunmayan ilk beş yatla yüzde on çocuk suçiçeği hastalığını geçirdiği zaman daha hafif geçirmektedir. Bu aşılı çocuklar için geçerlidir.

Su çiçeği yetişkin bireylerde görülebilir mi

Suçiçeği bulaşıcılığı en yüksek olan enfeksiyonlardan biridir. Atak hızı yüzde yetmiştir. Örneğin, bir sınıfta yüz kişi varsa ve hiç suçiçeği geçire yoksa bir çocuk suçiçeği olduğu zaman yetmiş çocuğunda suçiçeği olma ihtimali vardır. Bulaşıcılığı çok yüksek bir hastalıktır. Bu nedenle aşının olmadığı dönemde genelde çocuklar okul çağı öncesi ve okul çağı sonrası n da bu hastalığı geçirmektedir. Aşılanma ile hastalık oranı azalmaktadır. Ancak suçiçeği döküntü olmadan da klinik bulgu vermeden de geçirilebilir. Bir erişkin ben geçirmedim diyorsa, kesin olarak onun geçirmediğini anlamak için kanda antikor düzeyine bakılabilir, antikor düzeyi eğer negatif ise hastalığı geçirmemesi için suçiçeği aşısı yaptırabilir. Çocuklarda da iki doz yapılmaktadır. On üç yaşından büyük çocuklarda da ilk doz yapılır, ikinci doz genelde iki ay sonra yapılabilir. Erişkindeki suçiçeği hastalığı çocuğa göre daha ağır seyretmektedir. Komplikasyonları daha fazla olmaktadır. Bu nedenle belli bir yaşın üzerinde, on yaş üzerinde geçiren çocuklarda suçiçeği virüsüne yönelik anti viral ilaç kullanılabilmektedir. Erişkin hastalığı geçirebilmekte ve çocuklara göre de daha rahat atlatabilmektedir. Yetişkinde de çocuk da olduğu gibi döküntü dönemi bir haftadır. Tedavi aynıdır. Ateşe yönelik tedavi, kaşıntıya yönelik tedavidir. Diğerlerine bulaştırmamak için evde istirahat etmesi önemlidir. Yetişkinde komplikasyonlar daha ağır olmaktadır. Enfeksiyon olduğu zaman ya da bir komplikasyon olduğu zaman daha ağrı seyretmektedir. Suçiçeğinin çok nadir görülen birçok komplikasyonu vardır. İleriye yönelik sekel bırakabilecek basit komplikasyonlar olabilmektedir. Bunlar erişkinler de çocuklara göre daha ağır seyretmektedir.

Leave a Reply